Dark Light

Yeni bir yılın ilk yazısıyla bu hafta da sizlerle birlikteyiz. Bugün, kurumsal hayatta çalışan insanların başına gelmiş ya da gelebilecek olan, biraz can sıkıcı bir durum olan ancak hepimizin de bilmesi gereken bir olaydan ve onun tüm sonuçlarından kısaca bahsetmeye çalışacağız. Sözü çok uzatmadan ve sizi daha fazla meraklandırmadan konuya girelim; iş sözleşmenizin feshi. 

İş sözleşmenizin feshinin birçok nedeni ve buna bağlı olarak da birden fazla sonucu olabilmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, her iş sözleşmesi farklı olup, buna bağlı olarak da her fesih farklı bir nedene bağlıdır. Dolayısıyla bir gün iş akdinizin feshi ile karşı karşıya kalırsanız zaman kaybetmeden mutlaka avukatınıza danışmalısınız. Hatta fesih gerçekleşmeden, çıkış işlemleriniz yapılmadan ve buna bağlı tüm belgeleri imzalamadan önce bir avukattan görüş almanız aşağıda kısaca açıklayacağımız davalardan tam anlamıyla lehinize sonuç almanızı sağlayacaktır. Bugün bu yazıda, uygulamada en çok tercih edilen ve İş Mahkemelerini en fazla meşgul eden iki tür davadan bahsedeceğiz.

Şimdi, iş sözleşmenizin feshi ve buna bağlı talep edebileceğiniz hakların neler olduğu hakkında biraz konuşalım. İş sözleşmeleri iki ayrı başlık altında toplanmakta olup; bunlardan birisi belirli süreli iş sözleşmesi bir diğeri ise belirsiz süreli iş sözleşmeleridir. Adı üstünde, belirli süreli sözleşmeler yalnızca belli bir tarihe kadar geçerli olup, belirsiz süreli iş sözleşmeleri ise, tarafların karşılıklı ya da tek tarafın sözleşmeyi feshetmesine kadar geçerli olan – süresiz sözleşmelerdir. Günümüzde çalışanların çoğunun belirsiz süreli iş sözleşmesine tabi olması sebebiyle, belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshinin neden ve sonuçları üzerinde duracağız.

İş akdinin feshi denilince kabaca ortaya iki ayrı sonuç çıkmaktadır. Bunlardan birisi işe iade talebi olup; bir diğeri ise tazminat talebidir. İşe iade davası veya tazminat davalarında olumlu sonuç alabilmek için iş akdinizin İş Kanunu’nda belirtilen haklı veya geçerli nedenlerden biri ile sonlandırılmamış olması gerekmektedir. Yani eğer iş akdiniz işvereniniz tarafından feshedildiyse, işe iade veya tazminat talebinde bulunabilmek için İş Kanunu’nun 18. ve 25. maddelerinde belirtilen haklı veya geçerli bir nedenle feshin gerçekleşmemiş olması gerekmektedir. 

Bu nedenlerden de kısaca bahsetmek gerekirse, geçerli nedenle fesih; işçinin yeterliliğinden, davranışlarından, işten ya da işletmeden kaynaklanan bir sebebin var olması ile ortaya çıkar. Haklı nedenle fesih ise; sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve zorlayıcı sebeplerin var olması ile ortaya çıkar. İş akdinizin belirttiğimiz sebeplerden biri ile feshedilmediğini, işverenin kötü niyetli olduğunu, hatta size mobbing uygulandığını, kısaca iş akdinizin feshinin haksız olduğunu düşünüyorsanız işe iade talebinde bulunabilir veya kıdem ve ihbar tazminatınızı alabilirsiniz. 

İşe iade talebi ile başlayacak olursak, işe iade davası bir tespit davası olup; tazminat davasına göre daha hızlı sonuçlanmaktadır. Eğer işinize iade edilmek istiyorsanız, kanun koyucuya göre biraz hızlı davranmalı ve “zamanaşımı”na yakalanmamalısınız. Zira, işe iade davası açabilmek için fesih tarihinden itibaren 1 ay içinde arabuluculuk kurumuna başvurmalı, işverenle arabulucuda anlaşılamaması durumunda ise 2 hafta içerisinde işe iade davası açmanız gerekmektedir. Aksi takdirde işe iade talebiniz Mahkeme tarafından henüz incelenmeden direkt olarak usulden reddedilir. İşe iade talebiniz Mahkeme tarafından kabul edilirse, 10 gün içerisinde işvereninize başvurmalı ve işe iadenizi talep etmelisiniz. İşvereniniz sizi işe başlatmayı kabul ederse, 4 aylık boşta geçen süre ücretinizi (4 aylık ücretiniz) ödemek suretiyle eski işinize, aynı şartlarla ve diğer personellere yapılan zam oranında sizin de ücretinize zam yapmak koşuluyla sizi tekrar işe başlatır. Ancak eğer işvereniniz işe başlatmayı kabul etmezse bu kez, yine 4 aylık boşta geçen süre ücretinizi ve hakimin takdir edeceği ve en çok 8 aylık ücretiniz tutarında olabilecek olan işe başlatmama tazminatınızı ödemekle yükümlüdür.

Bir diğer dava türü olan tazminat davasından da kısaca bahsedecek olursak, işvereninizin haklı veya geçerli bir sebep göstermeksizin iş sözleşmenizi feshettiğini düşünüyorsanız işe iade davası açmak yerine kıdem ve ihbar tazminatı talepli dava açabilirsiniz. Kıdem ve ihbar tazminatınızı aynı dava ile birlikte isteyebilirsiniz. Burada, işe iade davasına göre acele etmenize de gerek yok, zira zamanaşımı süreniz tazminat davasında 10 yıl olarak belirlenmiştir.

Kısaca kıdem tazminatından bahsedecek olursak, kıdem tazminatı almaya hak kazanmış bir çalışan, çalıştığı kurumdaki her tam yıl için 30 günlük brüt ücret tutarında (yani bir aylık brüt maaşı olacak şekilde) tazminat almaya hak kazanır. Kıdem tazminatında işçiye düzenli ödenen tüm ücretlerin (yol parası, yemek parası, düzenli olmak koşuluyla prim veya ikramiye ödemeleri vb.) brüt tutarı dikkate alınır. Örnek vermek gerekirse, işyerinde 3 yıl çalışması bulunan bir personel için 3 aylık ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bununla birlikte, 3 yıldan fazla ancak 4 yıla tamamlanamayan her gün de hesaplamada dikkate alınır.

İhbar tazminatı ise, işverenin iş sözleşmesini feshetmeden önce bunu çalışana kanunda düzenlenen belirli sürelerin öncesinde haber vermemesi sonucunda doğan bir tazminat türüdür. İhbar süreleri, 6 aydan az çalışanlar için 2 hafta; 6 ay-1.5 yıl arası çalışanlar için 4 hafta; 1.5 yıl-3 yıl arası çalışanlar için 6 hafta ve 3 yıldan daha fazla süreli çalışanlar için ise 8 haftadır. Yani, ihbar tazminatı hesaplaması, işte bu belirttiğimiz süreler göz önüne alınarak hesaplanır. İhbar tazminatı ise çalıştığınız süreye tekabül eden hafta sayısı ne kadar ise, o kadar brüt ücretinizin doğması ile ortaya çıkar. Örneğin; iş yerinde 6 ay ile 1.5 yıllık bir çalışmanız var ise, 4 haftalık ihbar öneliniz bulunmakta olduğundan, 4 haftalık brüt ücret tutarınız kadar ihbar tazminatına hak kazanırsınız. 

Sonuç olarak bugün sizlere iş dünyasında hem işverenlerin hem de çalışanların en çok karşılaştıkları iki ayrı dava türünden ve bunların sonuçlarından bahsetmeye çalıştık. Tüm bunlar esasen biraz karışık gibi görünse de, aslında bir avukatın sizin fesih durumunuza göre en iyi açıklamayı yapacağından kuşkunuz olmasın. Zira burada tüm bunların ötesinde genel bir anlatımla, sadece haklarınızın neler olabileceği hakkında fikir sahibi olmanızı amaçladık. Eğer yazımızı beğendiyseniz, diğer işçi hakları konusunda da bilgi edinmek ve bu tür hukuki yazıların da ara sıra karşınıza çıkmasını isterseniz bizlere geri dönüşleriniz ile isteklerinizi bildirebilirsiniz.

Peki, bugün iş sözleşmeniz feshedilirse siz hangi yolu tercih ederdiniz? Başarılı bir iş hayatı geçirmeniz umuduyla, bir sonraki hafta farklı bir deneyimde görüşmek dileğiyle, hoşçakalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Related Posts