Dark Light

Bu sabah bir kahve içmek için her zaman gittiğim kahve dükkanına uğradım, kahveye zam gelmişti ya da bir başka deyişle fiyatlar güncellenmişti; %13 oranında.

Kahvemi içtim çıktım, spora gittim ve sporun ardından bir şeyler yemek için her zaman uğradığım restorana geçtim, zam gelmişti; %8 oranında.

Yemeğimi yerken SMS aldım, doğalgaz faturam geldi; 177 TRY. Oldukça mütevazi bir evde yalnız yaşıyorum ve fatura periyodunda bir hafta evde de değildim. Bunun üzerine eve döndüm, sıcak bir çay aldım ve tüm faturalarımı incelemeye başladım; doğalgaz, elektrik, su. Bu faturaları şöyle değerlendirdim; birim fiyatlardaki artış ve bugün tükettiğim kadar enerji/suyu geçtiğimiz yıl içerisinde tüketseydim ne kadar fatura ödeyecektim? İşte tüm aldığım notları ve rakamları sizlerle paylaşıyorum. Bugün faturalarımızın nereden nereye geldiğini gözlemleyeceğiz.

Buraya bir parantez açmak istiyorum, tüm faturalarımı düzenli olarak email alıyorum ve verilerimi de sağlayıcıların web sitelerindeki online işlemlerden edindim. Bu ortamda, hala neden fiziksel olarak fatura aldığımızı anlamıyorum, fiziksel fatura almama seçeceğinin olmamasını da.

pastedGraphic.png

Yukarıda doğalgaz özelindeki tabloyu ilk okuduğunuzda rakamların yoğunluğundan dolayı yorumlamanın kolay olmadığının farkındayım, bu nedenle birkaç satırla tabloyu özetleyeceğim.

2019’un Temmuz (Temmuz ayı da dahil.) ayına kadar herhangi bir zam gözlenmiyor, hatta ilk beş ay %1’in altında da olsa daha uygun bir fiyattan doğalgazı aldığımızı söyleyebiliriz. Sanıyorum bu tabloyu değerlendirirken özellikle yerel seçimler etkenini de değerlendirmeliyiz.

İlk zam ile Ağustos’ta tanışıyoruz; yaz aylarında olmamızın ve zam oranının makul seviyede olmasından ötürü yapılan zam kendini fark ettirmiyor. Ağustos zammını Eylül’de %25 ile yeni bir zam takip ediyor ve hemen arkasından Ekim ayında zam dalgasının %32’ye uzandığını görüyoruz. (Tabloyu okurken %25 ile belirlenmiş fiyat üzerinden %32 zam uygulanmış olarak değil, ilgili ay Ocak 2019’a oranla ne kadar zam almış olarak okumalıyız.)

Tablo şunu gösteriyor ki, aslında Ekim ayından beri zamlı tarifeler ile faturamızı alıyoruz. Istanbul hava durumu verilerine baktığımızda da havaların Aralık 15’ten sonra soğumasıyla birlikte doğalgaz kullanımımız artıyor ve biz de zamı hissetmeye başlıyoruz.

İşte en şeffaf haliyle İstanbul’un 2019’da doğalgaz karnesinin nereden nereye geldiği.

Elektrik faturaları, sağlayıcı şirketlere ve tarifelere göre değiştiği için kişisel faturam üzerinden genel bir yorumda bulunmak istiyorum. 2019 içerisinde benim sağlayanım tarafında birim fiyatının iki katına çıktığı net bir şekilde gözlemleniyor. Elektrik faturası mevsime doğalgaz kadar bağlı olmadığı için her ay faturada kolaylıkla gözlemleme şansımız da oluyor.

Su faturasında İstanbul’u baz alıyorum, bugün yerel seçimlerin etkisinden olsa gerek Ocak 2019’a göre suyu çok daha ucuza tüketiyoruz. En iyi karne İSKİ’de, yani su faturalarında diyebiliriz.

Bu hafta sizinle üzerinde emek harcadığım analizlerimi paylaşmak istedim. Haftaya yeni bir deneyimde buluşmak dileğiyle, esen kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Related Posts