Dark Light

Bir sonraki bilgisayarınız, bir bilgisayar değil.

Biliyorum odağımız çok farklı bir yerde, önemli bir yerde; tüm dünya birlikte koronavirüsüyle savaşıyoruz. Ben de bugün koronavirüsü üzerine bir içerikle karşınızda olacaktım fakat sizi birkaç dakika gündem dışına alıp nefes almanıza aracı olmak istedim.

Resmi bir açıklama gelmemesine rağmen Apple’ın bir Mart ayı etkinliğinde buluşacağımızı düşünüyorduk fakat duyurulmadan iptal olmuş olacak ki, Apple geçtiğimiz hafta sağlık ve ekonomik krizin ortasına sessiz sedasız 4. nesil iPad Pro’yu bıraktı. Ekledi, “Bir sonraki bilgisayarınız, bir bilgisayar değil.”

Bugün 27 inç bir monitör ile birlikte bir MacBook Air (2013) kullanıyorum. Aklımın bir köşesinde daima bilgisayarı tamamen bırakıp iPad’e geçmek var; bu düşüncem 3. nesil iPad Pro ile daha da güçlenmeye başlamış olsa da hala bu cesareti gösteremiyorum. 4. nesil iPad Pro beni iPad ile yaşama daha da yakınlaştırdı çünkü beraberinde yeni bir araçla tanışıyoruz, magic keyboard. Şimdi 4. nesil iPad Pro ile 3. nesil iPad Pro’yu karşılaştıralım ve Apple’ın bugün aslında magic keyboard satacağına birlikte eşlik edelim.

İlk durağımız, kapasite. 3. nesilde 64 GB, 256 GB, 512 GB, 1 TB seçenekleriyle sunulmuştu. 4. nesil ile birlikte 64 GB’a veda ediyoruz ve 128 GB seçeneği ile tanışıyoruz. Bu değişimi önümüzdeki birkaç yıl içinde iPhone’larda da göreceğimizi söyleyebiliriz.

Boyutlar ve ağırlık. Burada da major bir değişiklik olmadığını söyleyebiliriz, sadece 4. neslin 641 gram ile 10 gram daha ağır olduğunu gözlemliyoruz.

Tanıtıldığı ilk an merak ettiğim noktalardan birisi de ekrandı. 3. nesil kullanıcılarına iyi haber, ekranda herhangi bir iyileştirme yok. 4. nesilde de aynı liquid Retina display bize eşlik ediyor.

Apple’ın her etkinlikte yaptığı bir güncelleme, çip. 2. nesilde A12, 3. nesilde A12X ile beraberdik. 4. nesilde de A12Z ile iPad Pro’nun birçok nesilden daha hızlı olduğunu paylaşıyor Apple bizimle.

Kamera. Şimdi 12 MP kameranın bir kardeşi var, 10 MP ultra geniş kamera. Bir de iyileştirilmiş flash ile kameralarımız taçlandırılacak. İkinci kameranın gelmesiyle birlikte ultra geniş video kayıtları yapmak da artık iPad Pro ile mümkün. Kameradaki bu güncellemeler makul olsa da 12.9 inch bir iPad ile kamerayı kullanmak adeta tepsiyle çekim yapmak gibi.

4. nesilde tüm nesillerden ayıran, iPad Pro’nun arttırılmış gerçeklik yeteceğini ön plana çıkaran bir sensör var; LIDAR (Light Detection and Ranging) Scanner. LIDAR Scanner ile neredeyse 5 metrelik uzaklıkta yer alan cisimlerin uzaklıkları ve derinliklerini en az hata ile ölçülebiliyor.

Son nokta, iPad Pro’yu öne çıkaran en önemli özellik olacak; iPad Pro yepyeni bir aksesuar ile geliyor, Magic Keyboard. İlk kez bir iPad bir bilgisayara bu kadar yakın. MacBook Air’den alışık olduğum Magic Keyboard’ı bu kadar övdüğümüz nokta, trackpad’li bir klavye olması. İşte beni heyecanlandıran nokta.

Bugün çalışma ortamımın konfigürasyonunu düşündüğümde (monitör, klavye, mouse) iPad’e geçmek benim için radikal bir karar olacak. Şimdilik bu düşüncemi yıl sonuna bırakıyorum.

4. nesil iPad Pro ve Magic Keyboard hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda paylaşın birlikte tartışalım…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Related Posts