Dark Light

Keyifli bir pazar sabahından herkese günaydın!

Bu hafta çok uzun bir zamandan sonra uçakla seyahat gerçekleştirdim. Bu seyahat COVID-19, yeni normal vb. kelimelerin hayatımıza girmesinden sonraki ilk uçak seyahatimdi.

Seyahat öncesinde, sırasında ve sonrasında notlar aldım ve bu hafta notlarımı sizinle paylaşmak istiyorum.

İstanbul Havalimanı’na gitmek için Havaist’i tercih ettim. Havaist’in seferleri yeniden düzenlenmiş; Beşiktaş ile Taksim seferleri birleştirilmiş ve Taksim’den kalkıyor. Tabi bu düzenleme benim tercih ettiğim güzergah ile ilgili, farklı güzergahlarda da yeni düzenlemeler olası, havalimanına gitmeden önce kontrol ediniz.

Yolcu sayısı azaldığı için Havaist seferleri düzenlenmiş fakat ben 4. Levent’te bindiğimde sadece 4-5 kişilik yer vardı ki burada sosyal mesafeli bir koltuk düzeni de yok, önceki normal gibi seyahat ediyorsunuz. Evet maske takmak zorunlu fakat burada da kayda değer bir kontrol yok.

Havaist ile ilgili son gözlemim de ücretler ile ilgili, yaklaşık 40% bir zamla birlikte 18₺ olan Havaist ücreti 25₺’ye güncellenmiş.

İstanbul Havalimanı…

Yeni normalde havalimanlarına sadece yolcular kabul ediliyor fakat burada da herhangi bir kontrol noktasına rastlamadım belki daha küçük havalimanlarında daha sıkı kontrol yapılıyordur.

Havalimanları eskisi kadar keyifli de değil; sakin, sessiz. Yani Mart ayında uykuya dalan birisi bugün uyanmış olsa bir şeylerin ters gittiğini kolaylıkla gözlemleyebilir. Sanki terk edilmiş bir havalimanı, yeniden yolcularla buluşmaya başlıyor gibi.

Bu seyahatim öncesinde daha önce pek tercih etmediğim “Self Check-In Bagaj Teslim”i tercih ettim.

“Self Check-In Bagaj Teslim” ile ilgili kontuar bölgesine gidiyorsunuz, okuyucuya mobil biniş kartınızı okutuyorsunuz ardından bagajını konveyöre bırakıyorsunuz. Ekrana bagajınızın ağırlığı yansırken, yazıcıdan bagaj etiketi çıkıyor ve bagajınıza yapıştırıyorsunuz. Sonrasında mobil biniş kartınızı tekrar okuttuğunuzda bagajınız uçağa doğru yolculuğa çıkıyor ve sizinle de yine yazıcı ile bagajın size ait olduğunu gösteren bir bilgi fişi yazdırılıyor. Tüm bu süreci herhangi bir kişiye temas etmeden hatta iletişim kurmadan ilerletiyorsunuz.

Ve uçak…

Uçağa geçerken bizi Türk Hava Yolları kabin ekibi karşılıyor ve yolculuğunuz sırasında ihtiyaç duyabileceğiniz maske, mendil içeren bir paket veriliyor.

Uçak içi ikramlar kaldırılmış sadece su ikram ediliyor.

Peki sosyal mesafeli mi oturuyoruz? Uçak dolana kadar evet. Benim uçağımda tüm koltukları dolduracak kadar yolcu yoktu dolayısıyla pencere ve cam kenarına yerleştirilmeye başlanmıştı.

En çok merak ettiğim nokta havalandırmaydı ve havalandırma da önceki normaldeki gibi çalışıyordu, burada herhangi bir güncelleme olmaması korkutucu. Herhangi bir AVM, ofis, kapalı alan da klimalar çalışmazken, alınan tedbirler çerçevesinde çalışmamaması gerektiği söylenirken bu sahne evet korkutucu fakat buraya alternatif bir çözüm üretmek kolay değil.

Uçaktan inerken ve indikten sonra…

Uçak içi yapılan anonslarda uçaktan inerken önümüzdeki sıra ininceye kadar yerimizden kalkmamız gerektiği söylense de ne yazık ki bu kurala pek uyamıyoruz, önceki normalde de yeni normalde de aynı manzarayla karşı karşıyayız.

Bagaj alım sırasında da uçaktan inerkenki halimizden pek bir fark yok, aynı kare. Bu noktada havalimanı tarafında da özellikle alınmış bir önleme rastlayamadım. Bagajınız geldiğinde konveyörden alırken diğer yolcularla burun buruna geliyorsunuz. Havalimanlarını bu krizler için kreatif fikirlere ihtiyaç duyuyorlar.

Bu seyahatime şöyle uzaktan bir baktığımda, uçak yolculuklarında major bir kural değişikliğine rastlamadığımı söyleyebilirim. Önceki normalde nasıl seyahat ediyorsak, şimdi de sadece maskelerimizle aynı şekilde seyahat ediyoruz.

İçinde bulunduğumuz günlerde uçak seyahatinden kaçınmalı mıyız? Evet, uçak seyahatlerini bugünkü şartlar altında güvenli bulmuyorum.

Haftaya yeni bir deneyimde buluşmak dileğiyle…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Related Posts